Thursday, January 5, 2012

masalcı tırtıl


en emektar oyuncağımızla başlayayım dedim: masalcı tırtıl.
arkadaşım müjde, yeğeni doğa’nın oyuncağından şarkılar söyleyerek tanıştırdı bizi kendisiyle.  ben de görür görmez atladım üzerine, lulu beş aylık civarındaydı.
üç sayfada ikişer şarkıdan, altı tane şarkı var içinde. bizim favorimiz “kırmızı balık gölde”. elbette tüm şarkıların “lulu’lu alternatif güfteler”i mevcut.
kızım bu oyuncağını konuşma denemeleri yapmak için kullanıyor şu sıralar: arı, balık, miyav gibi kelimeleri tekrar ederek kendini geliştiriyor.
sanırım geçtiğimiz iki senede en doğru oyuncak yatırımımız bu oldu. 

Wednesday, January 4, 2012

lialusin'in oyuncakları

her akşam lialusin yattıktan sonra etrafı toparlarken, çok fazla oyuncağı olduğunu ve bunun pek de doğru olmadığını düşünüyorum. yine de birikmeye devam ediyorlar.
aralarında başkalarından yadigarlar, akıllıca tasarlananlar, dişlemekten usanmadıkları, oynamaktan bıkmadıkları, vesaire...
madem birikmeye devam edecekler, ben de arşivleyeyim bari dedim. aha şurada: http://lulununoyuncaklari.tumblr.com/

ekleme: şimdilik tumblr ve blogger'ı senkronize edemediğimden aynı içeriği her iki mecrada ayrı ayrı oluşturacağım. aynı zamanda sağdaki gadget ile tumblr bağlantısını ekledim. senkronizasyon arayışlarım sürüyor.

Monday, January 2, 2012

2012 kararları

bunlar da yenileri...

2012 kararları
kilo hedefini düşürdüm, babaannemle ilgili çıtayı yükselttim, japonca ve mutfak hobilerini ekledim. akademik hedefli bir liste oldu bu sefer...
ikinciyi de tutturdum gibi sanki :)

Thursday, December 29, 2011

git ve lütfen geri gelme 2011...

hayatımın en sıkıntılı yılı idi 2011. ama sene başlarken şöyle demiştim: "sadece bir sene. tüm bunlara bir sene katlanabilirim. sadece bir sene."
karar listemin tepesinde şu yazıyor: "2011: sıkıcı şeylerden kurtulma yılı"
bakalım ne kadarını başarabilmişim...

2011 kararları
+ lialusin için elimden gelenin fazlasını yapamadım. elimden de bir şey gelemedi zaten. bu senenin en büyük başarısızlığı bu oldu.
+ doktorayı bitirdim! (heleloy!)
+ sene içinde 62 kiloya kadar indim (başarı) ama seneyi 63 ile kapattım (eh...). 60 ise şimdilik hayal.
+ her fırsatta spor yaptım, hatta öylesine koştum ki eliptik bisikletimi kırdım da yenisini verdiler :)
+ spora fırsat yarattım. adadayken adayı turladım, olmadı mekik çektim falan. aferin bana.
+ öğretim görevlisi kadrosu beklemekteyim hala :/
+ kocama yılbaşı hediyesi olarak güzel ayakkabılar aldırttım! bu da tamam. ama hala topuklu üzerinde uzun süre durma becerisine sahip değilim...
+ bütçe yapmadım ama alışverişe de pek zamanım olmadı zaten. mac'e de bu sene sadece bir kere gidebildim zaten :(
+ nette harcadığım zaman katlanarak çoğaldı. yine başarısızlık!
+ babaannemi değil haftada, ayda bir kez bile arayamadığım zamanlar oldu :(
+ sağlıklı beslenme: tamamdır!
+ saçlarımı bu sene iki kere boyatabildim sanırım :/
+ evi düzenlemeye vaktim olmadı!
+ doktor kontrollerimi aksattım.
+ tatil yapamadım.
+ haksızlıklara sessiz kaldım.
+ gardrobumu iyice dağıttım ama zayıflayınca azıcık güzelleşti :)
+ alışveriş yaparken yine ucuzdan şaşmadım. tüh :)
+ tembellik etmedim ama sadece iş hususunda... diğer alanlarda hep her şeye üşendim :(
+ kızıma vakit bile ayıramadım. böhü :*(
sonuç olarak bu bir sene içinde kızımı büyüttüm, 18 kilo verdim, düzenli spor yapma alışkanlığı edindim, doktora tezimi verdim, şu anda da öğretim görevlisi kadrosu beklemekteyim. 2011 başlarken yazdığım kararlarımın en zorlarını başardım yani (her hafta babaannemi aramadım gerçi, bu da benim hayırsızlığım).
terk ettiğimiz seneden tiksinmiş olsam da, 2012'de toplamayı umduğum mahsulün tohumlarını yeşertme bakımından verimli bir yıldı 2011.
kendisine çok teşekkür ediyor ama elveda ile yolculuyorum.
şimdi 2012'yi beklemekteyim. yamacıma gelsin de tüylerini yolayım.

teze sarılmış taze granola


israftan hiç hazzetmem ama içimi en çok acıtan da kağıt israfıdır. zaten koskoca istanbul'da iki tek ağacımız kalmışken, bir balta da ben vuruyormuşum gibi hissettiriyor kağıtları çöpe atmak. ben de biriktiriyorum tek yüzü kullanılmış kağıtları. müsvedde oluyor, kızıma boyama kağıdı oluyor, kurulama bezi oluyor. sonra da geri dönüşüme doğru yola çıktığını umduğum kağıt çöpüne.
bu sefer de tezimin format kontrolünden sınıfta kalan versiyonu, 31 aralık günü post-doc için bir seneliğine hong kong'a doğru yola çıkacak olan arkadaşım hakan'a yolluk olarak hazırladığım granola'lara yuva oldu. 

fındıklı, yer fıstıklı ve antep fıstıklı tadımca'lar
hakan'la çay molalarımızda en sevdiğimiz şey, tadım'ın tadımca'larını lüpletmek idi. cenk'in likapalı granola bar tarifini görünce, "neden bizim de kendi tadımca'mız olmasın?" dedim ve diğer granola tarifi ile harmanlayıp bir deneme sürüşü yaptım. yer fıstıklı-bademli ilk versiyon biraz nemli ve fazlaca ağır oldu ama yine de yolluk olarak onayı aldı.
ben de daha az ıslak malzeme kullanarak ve susamı arttırarak, fındıklı bademli ikinci versiyonu yaptım. fakat neredeyse 24 saati yollarda geçirecek arkadaşıma, yolluklarını plastik kutuda teslim etmek saçma olacaktı. cenk gibi şahane paketlerim de olmadığından, evdeki tez artıklarım ve zımbam ile mini zarflar yapmaya karar verdim.  

Likapa Granola Blueberry Bar Kurabiye 2
cenk'in granola bar'ı ve sevimli paketleri
sonuç olarak, görsel açıdan pek başarılı olmasa da paketlerim hong kong'a doğru yola çıkmaya, ben de artanları tırtıklamaya hazırım!

iyi yolculuklar!